Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da… Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan.
Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit olması [...]
Bu şarkılar beni içlerine çeken beni de unutma diyen şarkılardır… Bu hanımlar öyküleriyle etkili, sesleriyle büyülü hanımlardır… Seyyan Hanım, Afife Hanım, Mürşide Hanım, Deniz Kızı Eftalya… Bize kalan birkaç taş plak, silik fotoğraflar, birkaç afiş, çok az yazılı belge, çok az anı, kulaklarımızda kalan cızırtılı ama şen şakrak, buğulu, duygulu içten gelen inanılmaz yorumlar… Operetler, [...]
Bugün Evrensel okurlarına naçizane bir önerim olacak. Bu öneriyi bir satırla yapmak yerine küçük bir senaryo düşünmenizi rica edeceğim.
Güzel bir gün, baharın sonlarına doğru. İş çıkışı bir arkadaşınızı görmeye gidiyorsunuz. Önünüzde yürüyen kişi can eriği yiyor; bunu üzerinize doğru attığı erik çekirdeklerinden anlıyorsunuz. Şaşkınlık içinde çekirdeklerden kaçmaya çalışıyorsunuz ve otobüs durağına kendinizi zor atıyorsunuz.
Mutluluğun gözü kördür,
yalnızlık sağır.
ondandır biri tökezleyerek yürür,
öbürü uykusunda bile bağırır.
mutluluk yalnız kendisini görür;
unutur bu yüzden ilkin kendisini.
yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
boyuna bekler dönsün diye sesini.
mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
boyuna kapısına döner, açan olmaz.
mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var…
her ikisinin de saksılarında çiçek.
biri hep başka bir renkle solar,
öbürüyse ha açtı, ha [...]
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde;
Oysaki seninle güzel olmak var;
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi;
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda;
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte;
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel;
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor;
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle;
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu [...]
O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz… Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla, o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin…
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain… Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince [...]