Hermann Hesse’nin kendi yaşamöyküsüyle de paralellikler taşıyan Çarklar Arasında’nın kahramanı Hans Giebenrath, Almanya’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. İçedönük ama çok yetenekli bir genç olan Hans, devletin açtığı yatılı okul sınavına kasabadan gösterilebilecek tek adaydır. Sınavda başarılı olmasının ardından Hans’ı sıkı çalışma günleri bekler. Tek hedefi, başarılı olmak, küçük düşmemek, ailesini ve çevresindekileri hayal kırıklığına uğratmamaktır. [...]
Sema Moritz ya da eski soyadı ile Sema Yörükoğlu, Ankara’da dogdu. 1980 yilinda Ankara Dil Tarih ve Cografya Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Berlin’e gitti. Klasik Türk Müzigi’nden yola çikarak caz, Brecht Liedler, Yiddish Getto sarkilari, deneysel müzikle kendine özgü yorumunu yaratti.
Bitki Olacaksam
Çayır çimen olayım
Aman baldıran değil
Yol altında kalacaksam
Gelin arabaları geçsin üstümden
Çelik paletler değil
Üstümde çocuklar koşuşsun
Ne kaçan ne kovalayan
Askerler değil
Kerpiç yapacaksanız beni
Okullarda kullanın
Ceza evlerinde değil
Soluğum tükenmez de kalırsa
Islık öttürsünler
Aman ha düdük değil
Kalem yapın beni kalem
Şiirler yazın sevgi üstüne
Ölüm kararı değil
Ölünce yaşamalıyım defne yapraklarında
Sakın ola ki
Silahlarda değil.
AZİZ NESİN
Yaşam, insanlara bazen ne zor seçimler dayatıyor.
Tanju Okan’ı hatırlayın mesela. Bir insanı, sol bacağıyla, hayatı arasında bir tercihe zorlamak kadar sevimsiz ne olabilir? “Eşyalar toplanmış seninle birlikte/anılar saçılmış odaya heryere/sevdiğim o koku yok artık bu evde/sen…kadınım” diyen o gür sesin sahibinin ölmeden önce bir bacağını yaşamına diyet olarak vermesi sizi de “seçim”e isyan ettirmiyor mu?Ama [...]
Dünyayı Oktavlar Arasında Dolaşan Ses” olarak tanınan Sema, 1989 yılında kurduğu Taksim grubuyla “İstanbul’u Dinliyorum”, “Sihir-Zauber”, “Hommage In İstanbul” CD’lerini çıkardı. Bu albümde Sema’nın 1991 (“İch höre İstanbul”) ve 1995 (“Sihir-Zauber”) yıllarında Almanya’da çıkardığı iki albümden seçmeleri bulacaksınız. “Benim yolum, bedenim, gözüm, elim şarkı” diyor Sema. “Şarkı söylemek, ses çıkarmak istiyorum.
Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da… Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan.
Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit olması [...]