Üstündağ
Hatice Üstündag | Kişisel Web Günlüğü
Categories: Yazılar | Add a Comment

Profesör Üstün Dökmen, “Hayvan” dergisinde,
“Yere düşen bir parça ekmeği alıp öperek ayak altından
kaldıran çok insan gördüm, ama yere düşen insanı kolundan tutup şefkatle
kaldıran pek az insan gördüm.
Çok insan gördüm yere düşen insana aldırmayan; ve bir
kısım insanı da düşkün insanları tekmelerken gördüm…”
diyor ve insana saygıdaki hayvansı kusurlarımızdan söz ediyor:

Categories: Yazılar | Add a Comment

Bir zamanlar, dünyamızdan binlerce ışık yılı uzakta, yalnızca anlamların yaşadığı bir gezegen vardı.Anlamlar, orada bizim hiç olmadığımız ve olamayacağımız kadar özgürdüler.
Dünyalarına “Kelime” adını vermişlerdi ki, bugün o gezegenden söz ettiğimizde biz de aynısını söyleriz: Kelime…
Neden böyle dediklerini bilmiyoruz. Durmaksızın yinelenen zamanın, yavaş yavaş ama sürekli yenilenen bir coğrafyanın içinde, belki kendi varlıklarını olumlayacak bir ilk [...]

Categories: Yazılar | Add a Comment

Bazı duyguları hiç özler misiniz!
Özlerseniz belki o kaçırdığınız duygulara yeniden kavuşabilirsiniz diye düşünüyorum. Önce bizzat özlemek fiili ile başlayalım. En son kimi ne zaman özlediniz? Bir yerde rastladığımız eski bir arkadaşa sarf ettiğiniz sözleri kast etmiyorum.
-Nerelerdesin, özlemiştim seni!
-Aynen ben de öyle, seni merak ediyordum, bir süredir ortalıkta yoksun.
-Görüşelim.
-Muhakkak görüşelim, arayı bu kadar uzatmayalım! Öptüm.
-Mutlaka ara [...]

Categories: Yazılar | Add a Comment

Bir akşam karanlığın kapısında oturup ömrünüzün muhasebesini yaptınız mı? Gecenin yaldızlı fanusundan yıldızlarla doldurup avuçlarınızı, ömrünüzün aynasına baktınız mı? Ne renk bir kalemle yazmak isterdiniz adınızı ve soyadınızı asla kapanmayan ömür defterinin yapraklarına? Düşündünüz mü hiç?
Siyah: Keder…
Mavi: Umut…
Pembe: Sevinç…
Yeşil: Sevda…
Beyaz: Aşk…
Ve hepsinin karışımı, gökkuşağı misali yaşama sevinci mi?
İşte bu sevinçle, geçen gece ben de karanlığın [...]

Categories: Yazılar | Add a Comment

Ona bir demet çiçek uzattığınızda sizi temsil eden bu renk ve koku cümbüşünü kabul ettiğini gülümsemesiyle belirten kadının (ya da erkek) çok özel birisi olduğunu bu hareket sonrasında düşünmeye koyuluruz. Bu demektir ki kokular henüz gönderildiği yere gitmeden bir anlam taşımaya başlarlar.
Kokuların görünmeleriyle ilgisi vardır bunun. Az ya da çok…
Bir şişe, çiçek demeti, metal-silindirik [...]

Categories: Dip-Not, Yazılar | Add a Comment

Sanki asılacakmışım..Ölecekmişim..Son sözünü söyle demişler gibicesine..
Ben hep böyle yazmaya çalıştım, irili ufaklı, ne yazdımsa.
-En çok hangi kitabınızı, hangi şiiirinizi seversiniz? diye sormazlar mı!
En çok hangi asılışımı sevdiğimi söyleyemem ki.. Açıkçası bütün asılışlarımı, ölümlerimi seviyorum demek geliyor içimden…
Özdemir Asaf ‘ça